31 Aralık 2013 Salı

Yeni Yıl, Akıllı Ol Oğlum!

Eve yürüyordum... Yılın son saatine girmeden henüz...
Her yerde sis... Göz gözü görmüyor hani...
2013... İhaneti sende gördüm sende, şiddeti gördüm, aşkı gördüm. Yanarak içinden geçtim aşkın, kor olmadan küle döndüm. Artık siktir git. Yeter. 

Küçük bir çocukken 25 yaşımı çok merak ederdim. Ötesini pek sallamaz, temelini görmeyi isterdim. Nasıl bir kadına dönüşecektim?... 21 günüm kaldı. Sonrası zaten yokuş aşağı, biliyordum. 


Tam istediğim kişiyim. Şanslıyım, o ayrı. Ama canım çok acıdı... Daha yeni başlıyor üstelik... Demem o ki; ben olmak bazen çok fazla zor...


Üniversite'nin ilk yılıydı... Fatma Limon Bazaar'da tarot falı bakıyordu, henüz Eylül'ü yoktu... Gittim yanına, fal baktırdım. Bugüne dek ne olacaksa tek tek söyledi... O söylerken de biliyordum. Bildiğimden mi oldu, söylediğinden mi orayı pek kestiremiyorum. Onun Eylül'ü bana umut ama... Söylemeden edemem. Eğer orda bir yerde hani varsa, Tanrı'm ikisini de nazarlardan korusun.


Geride ne varsa, geride bırakmak istiyorum. İçinde kaybolmak zorunda kalmayacağım anılar istiyorum.


İki yıl önce, 21 Ocak, doğum günümde, birlikte izlemiştik, onunla, Eternal sunshine Of The Spotless Mind... Sıkılmıştı izlerken. Ben hep severim. Sıkıldı sevmekten. Ben hep sevdim. 


Hafızamı sildirme şansım olsa bile sildirmezdim. Öyle kıymetli... de... işte...


Evimdeyim şimdi... Tek başına. Yuvam var sonunda... Bir çocukluk hayali daha. Dönecek bir yer, huzurlu uyunabilecek yatak... 


Rakı içiyorum. Evimin ilk rakısı... Böyle düşlememiştim. Sözü vardı... Düşlediğim hiçbir şey düşlediğim gibi olmadı. Belki de yanlış yerinden istiyorum hayallerimi...


Oysa biz, güzel çocuklardık... Sokaklarda kanamıştı dizlerimiz... Böyle özgür büyüyen son nesildik... Alışkındık yani sızılara. Koymazdı öyle pek düşüp yaralanmak. Sallamazdık. Oyuna kaldığı yerden, hiçbir şey olmamış gibi devam eder, ağlamazdık bile... Ne oldu bilmiyorum. Valla bilmiyorum da kırıldım ben bir yerde...


Yeni olan her şeyden bir tek dileğim var, bana kaybettiklerimi geri versin. Sahip olduğum her şeyi hep çok sevdim daha fazlasını da hiç istemedim çünkü... Heveslerimi, heyecanlarımı, inancımı geri versin...


Kalbim yeniden atsın mesela... Aynı umutla... Çok mu? Sikerler... Daha az küfretmeyeyim de seviyorum çünkü dolu dolu küfredebilmeyi. Hiç annesinin hanım hanımcık kızı olmadım ben hep çok sıkıcıydı. Hiç istemedim de. İyi böyle. Ama işte, küfretmelere nedenim olmasın bu kadar mesela...


İçimde bitmiş olan her şey... Evini terk eden her duygu... Geri dönsün. Onlarla mutluyum ben.


Elizabeth Bennet'ten Marla Singer'a dönüşme hikayemin sonu mutlu da bitebilir. Bilemeyiz.


Tüm uçlarımı seviyorum.


Ama yeni yıl, yorgunum. Çok yorgunum. Tepem atarsa kendimden korkarım, hep korktum. Ben zaten hep en çok kendimden korktum. Sınırım, dur'um yok. Liman ol...


Başımı yaslayıp huzurla, dinlenme zamanım şimdi. Yeniden ayaklanma zamanım.


Huzur ver.


İşe girmem lazım bir de artık. Boşluklar bana göre değil. Hatırlasana lisede sınavlarda 'fill in the blanks' sorulara yaptığım eziyetleri. Ercan Hoca öğretmenler odasında canıma okumuştu, yorum kattım hocam ne var yani deyince gözlerindeki kıvılcımlar hala aklımda.


Boşluklar bana göre değil.


Yeni yıl, beni daha fazla eksik bırakma. Akıllı ol.


Ben büyüyorum bak, sende büyü. 


Yeniden başlıyorum ama kaldığım yerden. O sıfırlı başlamalar bana göre değil. Boşuna mı yaşadık oğlum bunca şeyi... Boşuna mı yaşıyoruz...


Ne güzel çocuklardık... Ne güzel de büyüdük... Lakin hevessiz kaldık.


Kendimi bana geri getir yeni yıl. Geri kalan her şeyi, herkesi ben toparlarım.


Öptüm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder